Tavrı desteklememek mümkün değil tabiki. Ama hedefte bir sorun var sanırım. Televizyon [ki, o yaşayan bir "şey"!] ve kurmayları hiç bir zaman umursamayacaklar. Nedeni de basit aslında, bunlar için içinde bulundukları toplum önemli olmamış hiç bir zaman. Toplumun içindekiler ise hiç olamamış malesef. Şimdi sorsak birisine; bir program hazırlarken neye dikkat ediyorsunuz diye şunu diyecekler hemen "mesela 20-25 yaş, orta eğitim, şehirde yaşayanlar" Onlar için hepimiz sınıflanmış durumdayız. Düzelin! çağrısı ile birlikte "ne istiyoruz, nasıl olmalı" açılımı da yapılmalı. Atatürk günlerini, eğitim enstitülerini yaşamış bir ülkenin vitrini ve vizyonu bu olamaz sanırım. Aptal muamelesi yaptıkları doğru ama tepki göstermek insan olabilmenin getirilerinden. Seyretmiyorum demek o kadar da zor değil.. BEN SEYRETMİYORUM
bireylerin tv ye karsi bilinclendirilmesine önayak olacak olan bu blogu yaratarak güzel bir adim atmissiniz.. davranisinizi gönülden kutluyorum...umurim amaciniz büyük kitlelere ulasir...
Köye televizyon yeni gelmiş. Kore Savaşı'na gidenlerin dönüşte getirdikleri radyoları dinleyen de pek kalmamış dolayısıyla. Köy bakkalı gördünüz mü hiç? Ne ararsanız vardır içerisinde he öyle ki, ziftli tahtalar ve duvarlarda boş bir cm. bile görülmez. Bir de kendisine has kokusu olur. Zeytin de sandıktadır lokum da.. Akşamları cılız bir ışık yakılır ve moda tabiri ile acanslar dinlenirdi. Televizyon hem sohbetten hem de dostluktan etti. Camgöz Abdurrahman amca almış mahallede ilk televizyonu ya, herkes doluşmuş onlara. Gelmeyin de diyemezsin ama köy hali; televizyon buzdolabının üzerinde, buzdolabı yatak odasında, Camgöz Abdurrahman çelebi ve eşi yatakta yorgan altında... Merak tüm yaşantımızın da içine etti. Evimiz, mekânımız bize göre değil de asıl sahibimize göre düzenlenir oldu... Anneannem ilk günlerde yaşmağının arkasından bakardı. Oysa çocukluğunda; aslında Kore Malı radyonun içinde insanlar vardı da, bir gece uyur gezerlikle radyonun içine giriyorum diye yağ tenekesine kafasını sokmaya çalışırken bulmuşlardı. Gözünün ucu ile bakmasını komik bulurdum o zamanlar.. Teknoloji sorunlu olma diyecek kadar geniş ufukluydum [!] o zamanlar. Anneannem hiç teknoloji özürlü olmadı.. Aslında kelimenin tam anlamı ile YABANCILAŞTIRAN teknolojinin kendisi sorunluydu... Tüm ülke bu soruna eğilmeli, eğilenleri desteklemeli...
Bu platformun amacı insanı insandan koparan,insanı pasif bir tüketici olarak konumlandıran,Toplum mühendisliğinin ve toplumu gütmenin aracı olan Tv ye karşı insanları bilinçlendirmektir.Bu platform mevcut siyasi hareketlerin hiç birinin temsilcisi yada uzantısı değildir.Tv nin insan üzerindeki anormal tahakkümüne karşı duran herkesin platformudur.