Geleceğinin Karartılmasına Seyirci Kalma

12/10/2005 - bu güzel yazısından dolayı erdal eser 'e sonsuz teşekkürler

Kuzey'in sayfasında gördüm hareketinizi. 1974 yılında Kıbrıs Savaşı sırasında ilk televiyonumuz eve girmişti. O zamanlar televizyon benim için, rahmetli Hasan Mutlucan'ın türküleri eşliğinde Kruvazör görüntüleri demekti. Hep söylerim, o günleri hatırlayanlar vardır aranızda belki siyah-beyaz tek kanal, yalnızca pazar günlerine sıkıştırılmış oyun treni.. O günlerde kimse bu kutunun önemini kavrayamamıştı. Camına geçirilen renkli plastiklerle denizin altını seyre uğraşırdık babamla :) Şimdi hepsi düş oldu. Sanırım 1986 yılıydı ikinci kanalın gelişi. Çok heyecanlanmıştım doğrusu. Özgürlüğü düşünebiliyor musunuz birini beğenmedin diğerine geç. Bu da hızlı ve safiyâne bir yorum olarak kişisel tarihimdeki yerini hemen aldı tabiki. İsterse 1000 tane olsun bir şey fark etmeyecekti, hepsi birbirine benziyordu çünkü. Birbirine benzeyen evlerde, birbirine benzeyen eşyalar arasında, birbirinin aynı programları izleyen birbirinin aynı insanlar yaratma aracı oldu çıktı sonunda. Önce Dallas sonra Köle Isaura veYalan Rüzgârı furyası.. Hep "olmadığımız" ama hayranlık beslediğimiz bir "evrene taşıma" misyonu ile geldi ve nihayet tıkandı. Can simidi gibi ortaya çıkan özel kanallar da, "özel" ellerde olmaları nedeni ile insanların içini boşalttı da boşalttı. Sonra Muhtar da Atina'dan döndü ve ekrandaki tek görüntü kırk kere tekrar edildi hem de kırmızı daire içerisine alındı! İşim gereği, yaklaşık 14 yıldır uzun süreli televizyon seyretmek gibi bir şansım [!] hiç olmadı ve bundan çok memnunum. Ne 25. kare'ye ne de yarattığı boşluğa kapılma derdim de yok dolayısıyla. Ancak televizyona ve televizyon kültürüne tepkim "eğitimin" ve "çocukların" istismar edilmeleri yüzünden. Patenti dışarıdan alınma kopya yarışmalar, servet düşkünlüğü, anlamsız spor programları, mafyaya bile özendirecek garip diziler, suratı alnı garip dövmeli kadınlar, adamlar... "Bize sunulanlar" bu kadar hafif ve basit olamaz.. Bunu kabul etmek bu nedenle de mümkün değil. Onlar da duysun "ben sizin hedef kitlenizde değilim, eğer farklı bir evrende olmak istersem şiir okurum, kitap okurum, yazı yazarım baktım yine olmadı alırım bir çuval çekirdek yürürüm kardeşim!"

Yorum yaz!

12/10/2005 - Çok güzel yazmışsınız...

Yazan: katre
Ben de kardeşimin ısrarlı "adama bakıcam" ları isteği üzerine 1976 da tanıştım tv ile. Ne yazık ki çok fazla tv izleyen bir toplum olduk. Umarım bilinçli bir nesil geliyordur da değişir rüzgarın yönü. Çekirdek alıp yürüme fikrinize eminim kardeşim bayılacaktır, benim gibi:)) Sevgiyle kalın ...
Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Bu platformun amacı insanı insandan koparan,insanı pasif bir tüketici olarak konumlandıran,Toplum mühendisliğinin ve toplumu gütmenin aracı olan Tv ye karşı insanları bilinçlendirmektir.Bu platform mevcut siyasi hareketlerin hiç birinin temsilcisi yada uzantısı değildir.Tv nin insan üzerindeki anormal tahakkümüne karşı duran herkesin platformudur.


DESTEKLEYENLER&EDİTÖRLER

aDoE
designer
hamitakcay
milkboy
ikona
esin
nymphia
katre
asmakilit
derin
DerinHoca
temizekran
vedat1987
TuLuAt
turab
shekkercik
ismailkorpe
suzidil
barika
redo
tinsohbeti
pedagog
kuzeysonsuz
yansimalar
SuCCuBuSS
geda
PRESSBEY
mesnevi
kozmik
visne
Aslikcin
dogan55
ufoyatasatancocuk
SAKASU
mevlevi
hikayedefteri
siirdefteri
ismetozelsiirleri
sezaikarakoc
naribeyza
LeSaR
granada
ilsuersagun
eskisehirly
barok
Arifce
crazyturk
elki
ALYAZMALI
batumania
AR
BuLenTCaka1
omasozturk
ufoyatasatancocuk2




BlogBul.Com! Blog Hizmetleri